
Yaz gelip de plaj ve deniz sezonu açılınca hepimizin aklına ilk gelen şey, kıştan kalma kilolarımız ve bu kilolardan hangi diyetle nasıl kurtulacağımız. Bir an önce ve en kestirmeden zayıflayabilmek için şok diyetlere başvuruyoruz. Şok diyet, kişiye özgü  ve planlı bir diyet uygulaması olmayan, enerji alımını kısıtlayan, yeterli ve dengeli beslenmeden uzak bir diyet türü.
Bir çok komplikasyonu da beraberinde getiren şok diyet ile hızla verilen kilolar, yine hızla alınmakta. Vücuttaki yağ kitlesi yerine su ve kas kitlesinde azalma görülmekte bu da obeziteye davet çıkarmaktadır. Şok diyetler, tek tip beslenmeye yönelik olmasının yanısıra kişinin, yaşı, boyu ve günlük harcadığı kalori miktarına bakılmaksızın bilinçsizce uygulanmakta ve sağlık açısından bir çok risk faktörü taşımaktadır. Bu tarz diyetlerde, örneğin, protein diyeti, patates diyeti, lahana çorbası diyeti, yoğurtlu salatalık diyeti gibi..vücut gerekli enerjiyi  alamadığından metobolizmayı yavaştarak, yağ yerine daha çok kaslardan yakarak  gerekli enerjiyi karşılamaya çalışır. Dolaysıyla verilen kiloların fazlasıyla alınması kaçınılmaz olur. Üstelik daha kilolu, yağlı ve sağlıksız bir vücuda sahip oluruz.
Şok diyetleri uygulayan kişiler genellikle haftada 3-4 kilo verdirecek şekilde bedenlerini zorlamaktadırlar. Daha fazla stres yaratan ve son derece sıkıcı olan bu tip diyette vücut, bir besin öğesinden gereğinden fazla alırken, diğer besin gruplarından yararlanamaz. Halbuki, dengeli ve doğru hazırlanmış diyetlerle kişinin haftada 0.8- 1.3 kilo vermesi daha sağlıklıdır. Bunun yanında egzersizleri de ihmal etmemeliyiz.
Özetle, şok diyetlerle  vücudumuz şok olmasın, obeziteye davet çıkartmasın.
|
|||||||||||||